8 Ocak 2017 Pazar

Ağ Pazarlama (Network Marketing) Nedir?

Ağ pazarlama yani bir diğer adıyla network marketing kimileri tarafından 21. yüzyılın iş modeli olarak lanse edilse de sahip olduğu kötü şöhret nedeniyle son zamanlarda birçok kişi tarafından şüpheyle yaklaşılan bir iş modeli.
Ağ pazarlamasının kısaca tarihine bakacak olursak, bazı kaynaklar, 1920’ler ve 30’larda da bu sistemin denendiğine dair bilgiler veriyor. Daha sonraki dönemlere baktığımızda ise, 1940’larda California Vitamins adlı firma, ne kadar çok satış temsilcileri olursa, bir o kadar satış yapabildiğini fark ediyor ve müşteri kitlelerinin artmasındaki en büyük etkenin satış temsilcilerinin arkadaş veya aile gibi çevrelerindeki kişilerin bu ürünleri satın almasından kaynaklandığını görüyor.
Bunu fark eden şirket daha sonra ürünlerden memnun kalan müşterilere, satış yaptıkları takdirde belli oranlarda komisyonlar vereceklerini belirterek onları da sisteme dahil etmeye başlıyor. Böylelikle ağ pazarlama sisteminin temelleri atılmaya başlanıyor.
1959’da ise ağ pazarlamanın en meşhur örneklerinden Amway doğdu ve şirket bu iş modelini doğrudan kullanmaya başlayarak çevresinde satış yapan bir ağ oluşturmaya başladı. Şirket şu an 80 ülkede hizmet vermekte.

Ağ Pazarlama Nedir?

Ağ pazarlamada kullanıcılar bir şirketin ürünlerini kullanmaya başladıktan sonra, bu ürünleri satarak şirketten belli bir komisyon almaya başlarlar. Artık şirketin bir satış görevlisi olan bu kişiler, kendi çevrelerinde de bu ürünleri tanıtıp, başkalarını da bu ağa katmaya çalışırlar ve ağa kattıkları her kişi üzerinden belli bir komisyon oranı almaya başlarlar. Burada alınan komisyonların alttaki üyeden değil, şirketin en tepesi tarafından verildiğini de belirtmek gerekiyor.
Yaratılan bu ağ, yeni katılan her üyeyle daha da büyür ve en fazla üyeyi getirenler getirdikleri üyelerin yaptıkları satışlar üzerinden aldıkları komisyonlarla belli bir gelir elde etmeye başlarlar. Network marketing’in bu tanımı nedeniyle, kullanıcılara “çalışmadan para kazanabilirsin” mottosuyla anlatıldığı için ilk bakışta bir heyecan oluşturmakta; fakat özellikle Türkiye’de yaşanan “saadet zinciri” vakasından sonra bu pazarlama yöntemi kötü bir şöhrete kavuşmuştur.
Her ne kadar saadet zinciri -İngilizce ismiyle “pyramid scheme”- ağ pazarlama sanılsa da aslında ağ pazarlamanın değiştirilmiş bir halidir ve iki sistem birbirinden farklıdır. Saadet zincirinde ortada bir ürün yoktur ve para ile para kazanmaya çalışılır. Saadet zinciri ve ağ pazarlama arasındaki farklar için buraya bakabilirsiniz.
Ağ pazarlamada ülke, bölge dağıtıcıları veya toptancılar araya girmediği için, ürünlerin satışında aracı olan kişi doğrudan kar sahibi olur. Ağ pazarlama genel olarak klasik ticaretin aksine, her bireyin kendi emeği karşılığında bir kazanç sağlaması temeline dayanmakta.
Ağ pazarlamada, şirketlerin belirlediği farklı seviyeler bulunmaktadır ve bu seviyelerde 10 alt kademeye kadar komisyon dağılımı olabilir. Buradaki amaç, ağa dahil olan herkesin eşit oranda kazanç sağlayabilmesidir; bu nedenle de bir kazanç sınırı bulunur.
Ağ pazarlamada “binary tree” adı verilen bir uygulama vardır. Burada şirketin ürünlerini satan kişiler sağ ve sol olmak üzere iki kola ayrılırlar ve iki kolun da eşit bir şekilde büyümesi sağlanarak, dengeli bir gelir dağılımı yapılmaya çalışılır.

Ağ pazarlama, e-ticaret firmalarında da kullanılabilir mi?

Ağ pazarlamanın internet üzerinden kullanım örnekleri yurtdışında mevcut durumda. Kullanıcılar internet üzerinden online mağaza açabiliyor ve bu kullanıcıların da kendi alt mağazaları olabiliyor.
Alt mağazalar satış yaptıkça, üst katmandaki mağazalar da en tepedeki şirketten belli bir oranda komisyon alıyor. Buradaki sistemin de ağ pazarlamaya uygun olması için her mağazanın belli bir katmanda alt mağazaya sahip olması gerekiyor. Böylelikle mağazaların eşit bir şekilde kazanç sağlaması prensibi doğru bir şekilde uygulanmış oluyor.
Türkiye’de network marketing sistemini uygulayan e-ticaret şirketlerine örnek olarak “incir.com” gösterilebilir. Henüz bu platform üzerinde kendi mağazalarını açanlar, alt mağazalarını açıp onların satışlarından bir komisyon almıyorlar; fakat incir.com röportajında, şirketin gelecek planlarından bahsederken, firmanın network marketing üzerine de yoğunlaşacağı ve Amway modeli ile kullanıcıların alt mağazalar oluşturarak kendi ağlarını genişletebileceklerini yazmıştık.
Bu iş modelinin farklı seçeneklerle online mağazalara uyarlanabilmesi mümkün. Fakat bu noktada, yukarıda da belirttiğimiz gibi kullanıcıların network marketing ile saadet zinciri arasındaki farklara dikkat etmeleri gerekiyor. Geçmişte yaşanan saadet zinciri vakaları nedeniyle birçok insan mağdur duruma düşmüştü ve bu durum saadet zinciriyle ağ pazarlamasının arasındaki farkların bilinmemesi nedeniyle, ağ pazarlamasının üstüne yıkılmıştı.
2010 yılında yaşanan mağduriyetler sonrasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı network marketing sistemleri hakkında bir basın açıklaması yayınlayarak tüketicileri saadet zinciri ile network marketing’i karıştırmamaları için uyarmıştı. Basın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.
Bir tüketici ya da girişimci olarak ağ pazarlamasıyla ilgili bir çalışmada yer almaya başlamadan önce hem mağdur olmamak hem de mağdur etmemek için yukarıdaki basın açıklamasında 7. maddede yer alan açıklamalara dikkat edilmesi gerektiğini unutmamak gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder